8 Şubat 2015 Pazar

Demek Erasmusa Gideceksiniz? Ya Bavul???

Direk listeye giriyorum.

Bence cok elbise almayın bol bol yürüyüp, genelde günlük hayatı yaşayacaksınız.

Gömlek de aynı şekilde...

Ben bol tişört, pantolon ,şort , iç çamaşırı , çorap vs aldım.

Havlu.(bornozu önermiyorum çok ağır)

Banyo lifi.

sabun (belki istediğpiniz gibi bulamazsınız falan...)

Banyo terliği ve ev terliği alın.

Lipstick alın bu önemli!!

1er adet çatal bıçak ve kaşık alın büyük ebatlarda.(kapları gideceğiniz yerden alabilirsiniz)

münkünse ilk gün için bi sandviç hazırlayın.

1 adet koşu ayakkabısı alın, spor etkinlikleri için, onun dışında 1 adet ayakkabı yeter.

kalem alın , biraz kağıt alın 5 tane falan. ne olur ne olmaz.

İngilizceniz benimki gibi vasatsa , bi gramer kitabı güzel olabilir:(ben almadım yanıma ama getirtcem sonradan gelenlere)

telefona çevrimdışı sözlk yükleyin.

Tabii ki güneş gözlüğü,

Ve elbette ilk gün için biraz peçete.

Traş makinesi.

Soğuk yerler için fön makinesi.

Diş fırçası - macunu.

Tırnak makası.

Ufak (30*50 cm gibi) bir mat temin edin masa örtüsü olarak kullanın.

bunların hepsini vakumlu bir poşete koyabilirsiniz hacimce az yer kaplar böylece.




Şimdiii geldik havaalanına:

eğer bagajınız limit üstündeyse endişe etmeyin:

misal 20 kg limit var ,sizde 25 kilo var ,

O fazladan 5 kiloyu bavulun içinde ayırın güzelce paketleyin (bir çanta ya da poşetle)

eğer ki gişe memuru derse bu bagaj fazla diye , alırsınız yanınıza , sorun çıkmaz.

neyse ki benim 28 kg bagajıma bişey demedi ve rahat rahat gittim. ne olur ne olmaz diye ayırmıştım 8 kiloyu.

mesela erasmusa giden başka bi türk arkadaş 370 tl ödemiş fazla bagaj için.

Böyle tufalara gelmemek için eşyalarınızı olabildiğince az alın.

ve son olarak kendinizle özdeşleştirdiğiniz bi kitap alın yanınıza yalnızken iyi gelir

:**** :**** :****

iyi eğlencelerr

4 Şubat 2015 Çarşamba

Lizbon

Sabah kalktık , dile kolay 27 kg bagajı ekstra ücret vermeden geçirdim.

İst aktarmalı geldim lizbona ,

İnanılmaz biyer burası , cennet gibi.

Yarın şehirde bi dolaşacağım , ne var ne yok.

:*

27 Ocak 2015 Salı

Gitti , Gönderdik

Birkaç gün önce kuzenim aradı ,motor alacakmış cbr 125 düşünüyormuş; "bana yardımcı olur musun?" dedi.

Bütün gün cbr 125'lere baktım. Kendiminkini de verebilirim aslında diye düşünüyordum fakat aileden izinsiz sormayayım dedim. Daha sonra babamla konuştuk o da okeyledi.

Ertesi gün aradım kuzenimi olur dedi o da , fiyatta da anlaştık.

20000 km çekti beni makina , gıkı çıkmadı.

Helal olsun , az mı yol gittik :


Bursalara gittik 



Antalyalara gittik ,







İzmirlere gittik ; otobanda gaz açtık bol bol , işe gittik geldik;




Dere tepe gittik ;


Gün geldi dümdüz gittik ; 




isteyen herkes bindi, istemeyene de aşk olsun dedim :





anamla bile bindik, 


en iyi lastikleri taktık bastık parayı


Scottoiler bile taktırdık hangi cbrda var scottoiler?





Babannemlere gittiğimde 4 kilit takardım , pimpirikliyim bazı konularda, gece uyuyamazdım çalınacak diye,

ilk aldığım zamanı hiç unutmam, o motoru alıp ta okula götürmek film gibiydi valla.






Kaskımla da memnumdum , beğenmeyenleri hiç anlamıyordum


Bu arkadaş sağolsun benle gelirken faranjit olmuştu : zaten motorla son fotomuz da buydu:




İlk sevgili gibi , ne kadar sade olursa olsun o bi taneydi. neyse ki çok sevdiğim bir insana sattım tepe tepe kullansın helal olsun ona .


Bu da bonus:
biz de yeni aşklara yelken açacağız.



26 Ocak 2015 Pazartesi

Bursa Girişi Dioraması ve Biker Daisy

El emeği göz nuru, 4 ayda boşluk buldukça vakit ayırabildim.

Nasıl yaptım ? işte şu şekilde :

Önce 2 ölçek ince kum 1 ölçek renksiz tutkal ve yeteri kadar siyah boyayla asfalt harcı yaptım. bi kalıba döktüm.



                                                   

yakından çok boktan görünüyodu , daha yeni başladık diye enseyi karartmadım hemen. 

2-3 gün kurudu güzelce , kuruduktan sonra istediğim boyutlarda kestim


arada bir sıkıldıkça üzerine birşeyler koyup "aslında fena olmadı lan" şeklinde kendimi kandırdım.





tabi buna birsürü şey lazımdı , bi tek yol olmazdı. strafor aldım ve kaldırım şeklinde kabataslak bi kalıp koydum. 


en üstüne de kabataslak bi yerşekli yaptım straforla,

bi de ufak tefek ağaç denemeleri yaptım bulaşık süngeri kullanarak :



straforları ufak boyutlarda kestim üstlerini kapladım ve griye boyadım ,kaldırım taşlarını yapmış oldum böylece.










kaldırımı yapmak için tekrardan asfalt harcı hazırladım , diorama için satılan çakıllardan aldım onları arnavut kaldırımı stayla kullanacaktım ama olmadı pek...



daha sonrasında kaldırım kurudu ve alçaldı, bu yüzden kaldırımı ayırdım altına strafor koymak için, böylece aynı yüksekliğe getirebilecektim kaldırım taşlarıyla.


ardından kaldırımı yükselttim ,birleştirdim. sınavlar finaller derken günler sonra çimlik alanı yapmaya ancak başladım. çimlik alan için diorama çimi bulgur kahverengi boya kullandım.

önce denedim nasıl oluyor diye;


kek gibi oldu.



daha sonra bir parça staforun üzerine bir parça daha koydum ve aşağıya doğru kavis alacak şekide zımparaladım, istediğim şekli verdikten sonra üzerine tutkal döküp onun da üzerine bulgur döktüm. üstünü de kahverengiye boyadıktan hemen sonra çimi serptim ve maketçiden aldığım ağaçlarımı üstüne yerleştirdim.




daha sonrasında ise birleştirmek için aradaki boşlukları doldurdum, eczaneden şırınga aldım bunun için, tam güzel oturtmak çok önemliymiş ; parçalar arası boşluk olunca berbat görünüyor.

bantlarla kalıp yapıp şerit çektim . o da berbat oldu ama sonrasında hassas bi şekilde rötuşladım.

bu rötuşlanmamış hali :


Kaldırım da bi garip duruyodu, tesadüf eseri kaldırımı parmağımla beyaza boyadım ve kaldırım epic oldu:



Maket dükkanından birkaç ağaç daha aldım, fazla mal göz çıkarmaz hesabı, onları da yerleştirdim : 


Biraz daha ağaç koydum,


bursa tabelası da yapmaya çalıştım, pek içime sinmedi açıkçası , çok güzel olmadı. tabela için çıktı aldım. çubukları için de plastik çay kaşığı kullandım.

motor olarak ducati streetfighter kullandım , acayip seksi motor çünkü. american diorama marka biker daisy figürünü kullandım. figürü bana temin eden Devrim beye teşekkür ediyorum.

Streetfighter'a bi de sosis çanta yaptım, oyun hamuru ve kağıttan,





Son hali de şu şekilde oldu:








Neler eksik?

bi kere tabela eksik , çok dandirik oldu.

yola bi ızgara yapabilirdim, tabi yaparken en başında yapmalıydım ; daha asfalt kurumadan.

çanta birazcık büyük oldu,

motor çok temiz kaldı , çamurla biraz pisletebilirim, aynı şekilde daisy'de fazla temiz oldu.

bi de plaka, o kolay hallederiz onu.


Tabi bu yaşayan bi proje olacak daha eklemeler çıkarmalar yaparız kesin. ama ana hatlarıyla böyle bişey oldu.

gerçekten bi insan büyük yada küçük projeler etkinlikler yapıyorsa küçümsememek lazım. burda böyle özet geçtim ama gerçekten uzun sürdü ve emek verdim. hani o kadar da kolay değil. görüyorum insanları : ne var bunda falan diyorlar insanların yaptıkları hakkında,

işte bu tarz insanlar hayatlarında hiçbirşeye emek vermedikleri için küçümserler bu tarz işleri. fakat gerçekten emek veren insandan aynı tepkiyi alacağımı sanmıyorum. her konuda öyle , bitirme projesi için de öyle , iş güç için de öyle, bunun için de böyle

Aşağıya eleştirebilirsiniz yorum atabilirsiniz küfür bile edebilirsiniz , hiç sorun değil .

dönünce çok acayip fikirler var aklımda onları yapacağım , tabii 5 ay sonra.